TR  | EN  | DE
ETKİNLİKLER/DUYRULAR

2017

2016

2015

2014

2013

2012

Naim Dilmener'le Türkçe Pop Tarihi
21 - 22 Mart,
14.00 - 17.00


İlk işaretleri 50’li yılların ortasında görülmeye başlanan pop müziğimizin yarım asırı geçen hikayesi/tarihi. Popun, hakikaten popüler bir müzik olmasını hazırlayan şartlardan başlayarak günümüze uzanan bu hikaye/tarih, ayrıntılı bir biçimde ve dönemi etkileyen/dönüştüren şarkılardan da örnekler verilerek/dinletilerek, iki günlük bir atölye çalışması ile aktarılacak.

Program:

1. Gün
Giriş:
Osmanlı döneminden başlayarak, bu topraklarda görülen batılı bir müziğin ilk işaretleri; saraya davet edilen yabancı müzisyenler; kanto ve tango merakı; caz hevesi; ilk rock’n roll hareketleri; İngilizce söylenmeye başlamış şarkılar.

60’lı yıllar:
1961’de yayınlanan ilk Türkçe pop şarkımızdan (İlham Gencer’in söylediği) “Bak Bir Varmış Bir Yokmuş”) başlayarak popun yavaş yavaş memleketin dört bir yanına yayılması; ilk birkaç yılda hakim yabancı şarkıların Türkçe sözlerle söylenmesi eğilimi; pop para kazandırmaya başladığında, yabancı şarkıcıların da sırayla memleketimize gelmesi ve Türkçe plak yapması; yabancı şarkıların Türkçeleştirilmesinden memnun olmayanların, türkülerimizi pop formatında çalmaya/söylemeye başlamaları; caz kadrolarının bu yükselmekte olan müziği hakir görmeleri/uzak durmaları; Hürriyet’in popun dört bir yanı saracağını tahmin edip Altın Mikrofon yarışmaları ile işe dahil olması; bu alandaki dergi yayıncılığının artması; popun birkaç yıllık bir moda olmadığının görülmesi üzerine caz kadrolarının da işe dahil olması ve böylelikle bu müziğin tutulamaz oluşu.

70’li yıllar:
12 Mart cuntasının baskılarına rağmen; Barış Manço, Moğollar, Cem Karaca, Hümeyra, Selda ve benzeri (yaşadığı topluma karşı sorumluluk hisseden) sanatçıların, hem toplum, hem de bireyi içine dahil eden şarkılar söylemeye devam etmeleri; çıkışı 60’larda başlamış Ajda Pekkan’ın, Fikret Şeneş’in katkılarıyla şehirli (ya da burjuva) kadının sesi haline gelmesi; Şenay ve Melike Demirağ gibi isimlerin öncülüğüne, post-sosyalist bir çizginin belirmesi ve giderek yükselmesi; nihayet başlayan Eurovision maceramız; ağırlaşan hayat şartları ve artan yoksulluk neticesinde toplumun arabeske teslim olmaya başlaması; popun (Selami Şahin ve benzerlerinin eliyle) oryantal olanana giderek daha fazla yaslanması.

2. Gün

80’li yıllar:
12 Eylül cuntası. Her şey gibi (en azından politik bir damara sahip) müziğin de yasaklanması, çalanların/söyleyenlerin korkutulması/kaçırılması, kalanların sorgulanması/tutuklanması; yaşam şartlarının dibe vurmasıyla birlikte ortaya çıkan piyanist şantör ve taverna takıntısı; eğleniyormuş gibi yapmanın yeni imkanı Şan Tiyatrosu müzikalleri; popta (Kayahan ve Sezen Aksu’nun başını çektiği ve pop-arabesk diye adlandırılabilecek) yeni damara uygun şarkılar; MFÖ ile gerçekleşen “Ele Güne Karşı” mucizesi; cuntanın görevi devrettiği Özal iktidarının sopayı abanın altına saklaması neticesinde popun Hakan Peker ve Aşkın Nur Yengi ile kendisini yeniden göstermesi.

90’lı yıllar:
Özal ve takımının özel becerisi/çabasıyla yaratılan “kötü günler geçti, feraha çıktık, artık mutluyuz” yanılsaması neticesinde ortalığı bir çırpıda saran pop; kısmen (Sezen Aksu, Nilüfer, Ajda Pekkan başta olmak üzere) eski ama daha çok yeni ve genç bir kadronun birden bire piyasayı ele geçirmesi; (başta Tarkan olmak üzere) yepyeni yıldızların tepeye kurulması; insana rüya dedirtecek kadar artmış satış rakamları; özel TV ve hatta özel müzik kanallarının devreye girişi; seri halde klip (video) imalatı.

2000’li yıllar ve sonrası:
Yanılsamanın bitişi ve patlayan ekonomik krizler sonucu, popun hafif hafif para etmez oluşu; Duman ile Mor Ve Ötesi’nin katkılarıyla rock’un dört bir yanı ele geçirişi; yeni (ve hala süren) bir iktidarın hayatı zorlaştırma üzerine kurulu siyasetleri neticesinde, önce popun/ardından da rock’un giderek niteliksizleşmesi; hem bu, hem de bütün dünyada müziğin para getirmez oluşu nedeniyle, tamamıyla işsiz durumda kalan geniş bir müzisyen/stüdyo çalışanı kadrosu.

Sonuç:
Kaos ve müzikten kaçış.

——-
*250 TL
*Katılım 12 kişiyle sınırlıdır.
*Önceden kayıt yaptırınız.

*Adres: Beyazgül Cad. Kireçhane gediği sok. 
Numara: 6 / Beşiktaş-Arnavutköy

Kayıt ve iletişim için:
info@gumuslukakademisi.org
www.gumuslukakademisi.org
0554 345 2991

YORUMLAR
Kullanıcı Adı:
Yorum: