TR  | EN  | DE
Sergi
Sergi

MEHMET TEKİN 
Coğrafya 
18 Temmuz - 13 Ekim, 2018 

Gümüşlük Akademisi, 2016'dan itibaren Öktem Aykut ile sürdürdüğü sergi programı dahilinde bu yaz Mehmet Tekin'in tek kişilik sergisine evsahipliği yapacak. Tekin'in Coğrafya isimli yeni sergisinin açılışı Gümüşlük Akademisi'nde 18 Temmuz Çarşamba günü gerçekleşecek; Coğrafya, 13 Ekim 2018 tarihine dek Bodrum'da ziyaret edilebilir. 
Öktem Aykut, Mehmet Tekin'in yeni eserlerini; küratör, sanat tarihçisi ve sanat eleştirmeni Necmi Sönmez'in, Mehmet Tekin'in çalışmaları üzerine kaleme aldığı metin ile duyurmaktan gurur duyar. 
// 
Gümüşlük Academy will entertain Mehmet Tekin's solo show this summer, under the exhibition series organized in collaboration with Öktem Aykut since 2016. Tekin's new exhibition Geography will open at Gümüşlük Academy on Wednesday, July 18th, 2018. Geography may be visited in Bodrum until October 13th, 2018. 
Öktem Aykut is proud to present Mehmet Tekin's new paintings and sculptures together with the essay by the curator, art historian and critic Necmi Sönmez on Tekin's work. 


İNSANIN İÇSEL COĞRAFYASI 
Mehmet Tekin’in Çalışmaları Üzerine 
“Aynı gökyüzünün dünyanın tüm ülkelerini kapsamasına olanak var mı? Tüm yüzyılların, tüm özgürlüklerin, tüm savaşların, tüm cezaların, tüm haksızlıkların, tüm yiyeceklerin, tüm açlığın, tüm yoksulların ve acıların hâlâ var olduğu bugünün dünyasını, aynı gökyüzünün bürümesine olanak var mı?” 

Tezer Özlü, Yaşamın Ucuna Yolculuk* 

Mehmet Tekin resimlerinde uzun zamandan beri insanın ruh dünyası, duyguları ve içsel coğrafyası üzerinde yoğunlaşıyor. İster tekil olarak, ister gruplar halinde gözlemlenen figürler bize yakından tanıdığımız bireyleri anımsattığı gibi, çoğu kez bizim de içinde yaşadığımız ortamları, mekânları çağrıştıran tanıdık, bildik bir atmosfer içindeler. Mehmet çizgileri, renkleri ve çarpıcı kompozisyon kurgularıyla insan dramının bilinmedik yönlerini görselleştirmeyi deniyor. 

Mutluluktan çok acının, sevinçten ziyade kararsızlığın, tekinsizliğin algılandığı bu çalışmalar, kendisine bir konum arayan bireylerin kararsızlıklarını ortaya koyuyorlar. Ancak Mehmet bu kararsızlığı mutsuzluk nedeni olarak değil, bir tür yaşama modeli olarak yorumladığı için, çalışmalarına küçük heyecan anlarını da ekleyerek izleyicilere adeta farklı bir algı dünyasının kapılarını aralıyor.
 
Güncel yaşama ait sihirli anların peşinde ilerlemiyor Mehmet. Resmin önkoşulsuz bir mutluluk aracı olmadığına inandığı için kompozisyonlarını tam olarak tanımlanamayacak “anlar” üzerinde yoğunlaştırıyor. İnsanın kendisiyle baş başa kaldığında hatırladığı boşlukta kalmışlık, sevgi, nefret, tutku, kıskançlık duyguları onun çalışmalarının çerçevesini oluşturuyorlar. Çizme konusunda Mehmet’in kendi adaşlarıyla, bir yanda Mehmet Siyah Kalem, diğer yanda Mehmet Güleryüz olmak üzere tuhaf akrabalıkları da var. Ama Mehmet resmi resim yapanın renkler, “renklerle düşünmek” olduğunun da, bilincinde. O yüzden çizgileriyle renkleri birbirleriyle sürekli olarak didişiyorlar. Bu çekişmenin yarattığı heyecan onun çalışmalarına gizli bir gerilim taşıdığı gibi, izleyenleri de insan içsel coğrafyasının bilinmeyen noktalarına doğru sürüklüyor. 

Necmi Sönmez
Haziran 2018, Düsseldorf 

*Tezer Özlü’nün önce Almanca olarak Auf dem Spuren eines Selbstmordes adıyla kaleme aldığı bu metin daha sonra yazar tarafından 1984’te Türkçe olarak Yaşamın Ucuna Yolculuk ismiyle tekrar kaleme alınıp yayınlanmıştı. Alıntı, YKY tarafından yayınlanan kitabın 19. baskısından, İstanbul 2013, s. 16.