Bu yola düştüğümüzde, rehberimiz bir düştü!
Düşümüz önümüze düştü, biz de ardına düştük.
Bir de baktık, ne çok düşmüşüz...
Ne çokmuşuz, ne çoğalmışız. Ne çok insanmışız.

Ne çok düş kurmuş, ne çok yola düşmüşüz. O düşler için neler neler yapmışız.
Küçük bir mola verip de ardımıza baktığımızda bu kez hem ardımıza düşenleri,
hem de ardımızdan düşenleri gördük.
Şimdi önümüze bakıyoruz, ardımızı ve ardımızda bıraktıklarımızı unutmadan...
Yürüyoruz, duruyoruz, koşuyoruz. Ama hep üzerine birşeyler koyuyoruz.
Düşlerimiz büyüyor, bütünleşiyor çoğalıyor... Tıpkı yaptıklarımız gibi...
Ama yapmadıklarımız, yapamadıklarımız da var. Önümüzde duruyor onlar.
Adına "düş" diyoruz önce... Sonra gelişiyor "proje" oluyor.
Projelerimizin bir bölümü ise artık "gerçek"...

En büyük proje "yaşamak"... En büyük proje "üretmek"...
En büyük proje "yaşamı üretirken öğrenmek ve varmak insana"
Biz buradayız... Düşlerinizle, düşüncelerinizle, üretimlerinizle...
Sizleri bekliyoruz... Biliyoruz; geleceksiniz!..."