Edebiyat Festivali 17 Mayıs 2026

“Güzel bir rüya görsün hepinizi…”

Murat Özyaşar

2026 Gümüşlük Akademisi Edebiyat Festivali’nin ana temasını “yazı ve rüya” olarak belirledik. 

Başımıza ve aklımıza gelip gelmeyeni yorumlamak, 

Yakamıza yapışan cümlelerin altını çizmek, 

Başımızdan atamadıklarımıza defter açmak, 

Dünü, bugünü ve yarınları anlamak,

Elbette bütün zamanları ve zamansızları okumak, 

Kilitli kapıların ardını çokça merak ettiğimiz ve daha birçok çünkü için, 

Gerçekçi, büyülü bir anahtara ve adrese ihtiyacımız olduğunu düşündük, 

Rüya olsun dedik, 

Sonra da Yazı. 

“Yazı ve Rüya”

Rüyaları ve yazıyı bir müddet, ama bir müddet gerçek sanır, ikisine de inanırız. İnanmak hoşumuza gider çünkü. İkisi de ikna eder bizi bütün halleriyle. Yazının ve rüyanın yazılı olmayan bir sözleşmesidir bu. El basar, kuşkusuz buna da inanırız. Parmak izimiz imzamıza karışır sonra.

Rüyanın da bir zamanı, bir mekânı, bir atmosferi, bir kurgusu var, yazıda olduğu gibi. Hem, yazı yazmayı bilinçli bir rüya görme hâli olarak tanımlıyordu Borges. Hem, kim bilir belki de hepimiz bir hikâye kahramanının rüyasıyız. Nihayetinde dille rüya görme ve anlatma çabası değil midir yazı. 

Hikâye, roman, şiir ve senaryonun konuşulacağı 2026’nın yazında, akademinin bahçesinde, yazının rüyasına hep birlikte uyanmak için, 

Rüyaya ve yazıya kara nedenlerle bulaşmak için,

Şimdilik Merhaba. 

Şimdilik,

“Güzel bir rüya görsün hepinizi…”

Program

Tarih

10:30 - 13:00

14:30 - 17:00

Akşam etkinliği

27 Temmuz 2026 Pazartesi

SEMİH GÜMÜŞ

28 Temmuz 2026 Salı

SONER CANER

SEMİH GÜMÜŞ

29 Temmuz 2026 Çarşamba

SONER CANER

SEMİH GÜMÜŞ

30 Temmuz 2026 Perşembe

31 Temmuz 2026 Cuma

BELİZ GÜÇBİLMEZ

MURAT ÖZYAŞAR

GAZAPİZM (SÖYLEŞİ)

1 Ağustos 2026 Cumartesi

BELİZ GÜÇBİLMEZ

MURAT ÖZYAŞAR

2 Ağustos 2026 Pazar

YEKTA KOPAN

DENİZ GÜNDOĞAN İBRİŞİM

3 Ağustos 2026 Pazartesi

YEKTA KOPAN

DENİZ GÜNDOĞAN İBRİŞİM

4 Ağustos 2026 Salı

5 Ağustos 2026 Çarşamba

SEYYİDHAN KÖMÜRCÜ

HASAN KANDEMİR

6 Ağustos 2026 Perşembe

SEYYİDHAN KÖMÜRCÜ

HASAN KANDEMİR

7 Ağustos 2026 Cuma

HAYDAR ERGÜLEN

ÖYMEN GÜR

8 Ağustos 2026 Cumartesi

HAYDAR ERGÜLEN

CEM ERCİYES

9 Ağustos 2026 Pazar

HAYDAR ERGÜLEN

CEM ERCİYES

10 Ağustos 2026 Pazartesi

PINAR ÖĞÜNÇ

11 Ağustos 2026 Salı

LATİFE TEKİN

ASLI GÜNEŞ

12 Ağustos 2026 Çarşamba

LATİFE TEKİN

ASLI GÜNEŞ

Semih Gümüş ile Öykü Çözümlemeleri

27 - 28 - 29 Temmuz, 14:30 - 17:30 

Üç gün boyunca yapacağımız üçer saatlik derslerimizde seçilmiş nitelikli öyküler üstünden yazınsal metinleri doğru ve nitelikli bir okuma biçimiyle çözümleyeceğiz.

Bu çalışma kendimize özgü bir düşünme biçimi kazanmanın en doğru yolu. Ama bu arada elbette öykünün bir kurmaca olarak nasıl okunması gerektiğini, öykünün karşımıza çıkaracağı soruları ve çözümlerini de birlikte göreceğiz. 

Öykülerini çözümleyeceğimiz yazarlar: 

Julio Cortázar, David Constantine, Kazuo Ishiguro, Peter Stamm, Raymond Carver, Roald Dahl, Tobias Wolff

Soner Caner İle Hikâye ve Senaryo

28 - 29 Temmuz, 10:30 - 13:00

Bazen bir rüya görürsün, bazen bir düş. Çoğu zaman bunlar gerçek hayatın birebir yansıması değildir; ama insan yine de gördüğü imgelerin, hislerin ve kırıntıların peşine düşer, onları yaşamıyla ilişkilendirmeye çalışır. Rüyaların içinde gerçeği arar.

Senaryo yazarken ise süreç tersine işler. Bu kez önce hayatı yaşarsın; sokakları, insanları, sevinçleri, kayıpları ve sessizlikleri biriktirirsin. Sonra tüm o gerçekliğin içinden yeni bir düş, yeni bir dünya kurarsın. Rüyalarda hayatın izlerini ararken, senaryoda hayatın kendisinden hayaller üretirsin.

Rüya gerçeğe yaklaşmaya çalışır, senaryo ise gerçekten yola çıkarak bir rüyaya dönüşür. Bu atölyede iki gün boyunca, gerçeğin hikâyeye, hikâyenin senaryoya ve hayalin sinemaya nasıl dönüştüğünü birlikte düşünüp konuşacağız.

Beliz Güçbilmez ile Rüya Sahnesi  

31 Temmuz - 1 Ağustos, 10:30 - 13:00

Rüyalarımızı anlatırken o başarısızlık hissi neredeyse kaçınılmazdır.  “Çok acayipti” diye girişiriz, derken ilk bir iki cümleden sonra rüya sanki çekmeye, o görkemli sıfatları ve girişimi utandıracak kadar büzülmeye başlar. Bu deneyim, yazıyla uğraşan insanlara az önce aklındaki şahanenin şimdi kâğıt üzerindeki perişan halini hatırlatmış olabilir.  

Rüya sahnesi tahayyül edilebilecek en öznel sahnedir. Yarattığımız bir oyunun tek seyircisi bizizdir sanki gece boyu. Fakat oyunu izlerken onu bizzat yarattığımız bilgisi uçup gitmiş gibidir. Bu sahnenin bir başkasının bakışına açıldığında ne olacağını “rüya anlatısı” belirleyecektir ve burası “anlatıbilim”in alanına giriyor olabilir. 

Rüya anlatılır ve yorumlanır. Rüya tabiri, analiz fikrinin kendinden çok eskidir. Fakat harika kısım şudur; eğer Freud haklıysa rüya yorumlanmadan önce işini yapmış olmalıdır, tıpkı bir sanat yapıtı, bir kurmaca gibi. Kurmacaların da incelenmeden ya da “son kertede” yazarının ne söylediğini tespit eden yorum yazıları yazılmadan çok önce işini yaptığını hatırlamayı önemli buluyorum. 

Zihnin, rüyaları ve kurmacaları “kurarken” nasıl çalıştığına bakmayı hayal ediyorum. Rüyalardan öğrendiğimiz bir zihinsel üretim modelini, kurmacalara uyarlamak mümkün olabilir mi?  

Murat Özyaşar ile Sizin Öykünüz

31 Temmuz - 1 Ağustos, 14:30 - 17:00

Füruzan’ın Parasız Yatılı’sı yayımlandığında “Sanki o yer boştu, onun için ayrılmıştı da geldi, yerine oturdu,” der eleştirmen Mehmet H. Doğan. 

Bu saptamayı Márquez, Cortázar, Bilge Karasu, Latife Tekin, Annie Ernaux ve Ferit Edgü gibi kendine has birçok yazar için de yapmak mümkün.

      • Yazdığım öykü, edebiyatın geniş masasında hangi sandalyeye talip?
      • Yazdığım öykünün vaadi ne?
      • Yazmazsam edebiyatta ne eksik kalır?
      • Derdim ne?

Bu atölyede katılımcılıların daha önce yazdığı öyküler Murat Özyaşar tarafından okunup yorumlanacak.   

Yekta Kopan ile İçinden Su Akan Rüyalar

2 - 3 Ağustos, 10:30 - 13:00 

Su, önümüzdeki yüzyılın en büyük krizlerinden biri olmaya aday. Kuraklık, iklim krizi, göçler, savaşlar ve suya erişim meselesi artık yalnızca bilim insanlarının ya da siyasetçilerin değil, edebiyatın da konusu. “İçinden Su Akan Rüyalar” atölyesi, su yoksunluğunun gelecekte insan hayatını, hafızasını ve düş gücünü nasıl dönüştürebileceği sorusundan yola çıkıyor. İlk gün, dünyanın karşı karşıya olduğu su krizini; sürdürülebilirlik, ekoloji ve insanlık geleceği ekseninde konuşacağız. 

İkinci gün ise bu düşünsel zemini bir rüya metnine dönüştürmeye çalışacağız. Katılımcılar, suyun eksildiği, dönüştüğü ya da yalnızca rüyalarda var olduğu dünyaları düşleyerek; distopik, şiirsel ya da büyülü anlatılar kuracaklar. Çünkü bazen gelecek, kendini önce rüyalarda anlatır.

 Antroposen’i Kuirleştirmek: Küresel Edebiyat ve Medyada Dünyanın Sonuna Radikal Bakışlar

Deniz Gündoğan İbrişim

2 - 3 Ağustos, 14:30 - 17:00

Çevresel krizlerin giderek derinleştiği çağımızda çevreci beşeri bilimler ve ekoeleştiri, edebiyatın ve medyanın insan-doğa ilişkilerini nasıl temsil ettiğini, sorguladığını ve yeniden tahayyül ettiğini inceleyen güçlü bir düşünme alanına dönüşmüştür. Bu iki günlük atölyede, merkezin artık tutunamayacağı— hatta belki de tutunmaması gerektiği— bir dünyada, kuir ekoeleştirel yaklaşımların apokaliptik çevre anlatılarında saklı kalan kültürel, etik ve politik imkânları nasıl açığa çıkardığını birlikte tartışıyoruz.

Çağdaş iklim kurgusundan çevresel belgesellere, dijital medya ve video oyunlarında ortaya çıkan spekülatif ekolojilere kadar uzanan okumalar aracılığıyla anlatının ekolojik hafıza üretmedeki rolünü, çevresel yıkım karşısında gelişen yeni dayanışma biçimlerini ve insan-merkezci olmayan yaşam tahayyüllerini birlikte düşünüyoruz. Çünkü bugün yaşanan kriz yalnızca doğanın değil, hayal gücünün, aidiyetin ve geleceği düşleme kapasitesinin de krizidir.

Bu nedenle atölyede özellikle ekolojik spekülatif kurguya ve onun açtığı düşünsel imkânlara odaklanıyoruz. Ekolojik spekülatif anlatılar çoğu zaman gerçekliğin sınırlarını askıya alarak, henüz var olmayan dünyaları, kırılmış gelecekleri ve alternatif yaşam biçimlerini görünür kılar. Tıpkı bir rüya gibi, bildiğimiz dünyanın mantığını bozarak başka ihtimallerin kapısını aralar. Kuir ekolojik anlatılar da tam burada devreye girer: Dünyanın sonunu yalnızca bir çöküş olarak değil, mevcut yaşam biçimlerinin çözülmesiyle ortaya çıkan başka olasılıkların, yeni akrabalıkların ve radikal dayanışma biçimlerinin eşiği olarak düşünmeye çağırır.

Atölyede aynı zamanda kuir teori, ekoeleştiri, hafıza çalışmaları ve ekolojik spekülatif kurgu arasındaki yaratıcı kesişimlere odaklanıyoruz. Özellikle dünyanın sonunu merkeze alan anlatıların neden bu kadar güçlü bir kültürel hayal alanı yarattığını sorguluyoruz. Apokaliptik anlatılar yalnızca felaket senaryoları üretmez, normatif aileyi, doğrusal zamanı, insan-merkezci yaşam biçimlerini ve “tek mümkün gelecek” fikrini de kırılmaya uğratır. Tam da bu nedenle kuir ekolojik düşünce, çöküş anlarında ortaya çıkan kırılgan dayanışmalara, türler-arası ilişkilere ve henüz adı konmamış yaşam ihtimallerine dikkat kesilir. 

Dünyanın sonu bazen yalnızca bir bitiş değil, başka türlü var olma biçimlerinin görünür hâle geldiği radikal bir eşiktir.

DİLE RÜYA GÖRDÜRMEK

Seyyidhan Kömürcü - Hasan Kandemir

5 - 6 Ağustos, 10:30 - 13:00

Dile rüya gördürmek olabilir şiir. Uyanınca da süren rüyalar. Evden kaçmanın ipek yolu. 

 Şiirin bilgisine de dönüşen ilham kaynaklarını; rüyayı, hayali, tuhaflığı; adlandırılamayan ama şiire benzeyen başka halleri beraber düşünmek üzere şair Seyyidhan Kömürcü ile psikiyatrist Hasan Kandemir’in yürüteceği atölyeye sizleri de bekliyoruz.

 Katılım 15 kişi ile sınırlıdır. 

Gazapizm ile Müzik ve Şiir

Söyleşi

6 Ağustos

---

Üç Rüya Şiiri: Süreyya Berfe, Sina Akyol, Süha Tuğtepe

Haydar Ergülen

7 - 8 - 9 Ağustos, 10:30 - 13:00

Şiirimizin üç farklı döneminden üç şair. Şiirde üç rüya halinin şahane örneklerini verdiler. İnsan, doğa, hayvan ve evreni kimileyin rüyada kimileyin kabusta buluşturan şairler ve şiirleri.
Atölye: Rüyayı yazmak.

Biçem (üslup) nedir, nasıl geliştirilebilir? 

Bir ozan ya da yazar vicdanını özgün bir biçimde nasıl yazıya dökebilir?

Öymen Gür

7 Ağustos 14:30 - 17:00

“Biçem insanın ta kendisidir.” Comte de Buffon

- Biçem mi, biçim mi?

- Biriciklik, özgüllük, özgünlük ayrımı.

- Biçem ile içeriğin ayrışmazlığı.

- Söz sanatları nedir, bir yazar onları nasıl kendisinin kılabilir?

- Kişi benliğiyle yüzleşmeden, sıkı bir özdüşünüm sürecinden geçmeden kendini özgün bir biçimde dışavurabilir mi? 

- Biçem bir bakış açısı meselesidir, dünyanın farklı anlatılması değil, farklı görülmesidir, ama bu nasıl başarılabilir?

- Ustalaştığını sanan, yazmakta artık eski ölçüde zorlanmayan biri biçemini yitiriyor, bir biçimciye mi dönüşüyor demektir? 

- Başarılı biçemcilerden örnekler: Proust, Bernhard, Carver, Celan, Pound, Kierkegaard, Nietzsche, Ece Ayhan, Yaşar Kemal

Kuşkusuz, biçem gibi bir nosyonu (mefhumu) tümüyle açımlamak, ona ulaşmanın gizini bir dizi yönergeye indirgemek olası değil ama konuşup tartışarak, büyük ozanların ya da yazarların yapıtlarına bakarak hep birlikte bu konuya akıl yoracağız.

Yazının Kararı

Cem Erciyes

8 - 9 Ağustos, 14:30 - 17:00

Yazının okurla buluşma yolculuğuna dair bir buluşma.

Yazılanın önce bir ‘dosyaya’ sonra da ‘kitaba’ dönüşüp okurunu bulması uzun ve zorlu bir yolculuk.

Yazarın kendisine, yazdığı metne en uygun yayınevini seçmesi işin birinci adımı. Ama sonrası var; acaba yayıncı onu seçecek mi?

Yayınevlerinin karar mekanizmaları farklı biçimlere ama benzer esaslara sahip. Uygun zamanda uygun yayıncıyı bulmak evet biraz şans ama çokça yayın dünyasına dair bilgiyle mümkün. Yayıncısını bulmak bir dosyanın kitaba dönüşme sürecinde geçireceği adımların en önemlisi; bu yazarın kendini kabul ettirmesinin, yazarlık özgüveninin inşasının da ilk adımı. Ardından editörlük süreci, kapak ve iç tasarım… yani o dosyanın kitaba dönüşmesi yolculuğun ikinci ve en önemli aşaması. En az bu kadar önemli bir başka aşama ise kitap yayımlandıktan sonra yaşananlar. Pazarlama, tanıtım, satış, e ticaret, kitapçı rafları…

İyi edebiyat her zaman mutlaka yolunu bulur mu? Her zaman değil ama belki zaman zaman... Yazar okur ve yayıncı ayrılmaz bir üçlü…

Kitabı nasıl seçiyoruz, hazırlıyoruz, tanıtıyoruz, satıyoruz? Kim bu yayıncılar, editörler, eleştirmenler, influencerlar, kitapçılar… Türkiye’de ve dünyada farklı yayıncılık anlayışları, yayın dünyasının aktörleri, yayıncılığın değişen yüzü ve okuma alışkanlıklarımız üstüne iki günlük bir sohbet...
Çatlaklara Bakmak
Pınar Öğünç
14:30 - 17:00
Bir çatlak var. Hatırlanan rüyalarla görüldüğü bile bilinmeyen rüyalar arasında. Yazılan rüyalarla yazılmayanlar arasında. Rüyayla yazı arasında. Kurgulananla kurgulanmayan arasında. Yazılanla yazılamayacak olan, yaşananla yazılan arasında. Benle biz, biz ve onlar arasında. Taşla su, toprakla hava, denizle tuz arasında. Söze dökülenle dökülmeyen, gizlenenle görülsün istenen arasında. Sesle söz, varla yok arasında. Yazının da, rüyaların da doğduğu çatlağa bakacağız.

Latife Tekin

11 - 12 Ağustos, 10:30 - 13:00

“Rüyalarımızda neden öyle delice çırpınıyoruz? Çok korkuyoruz ayrıca… Yorgunluk nedir? Ölüm karşısında güçten düşmek… Ölüm bizi uyutuyor… Ölüm olmasa her gece neden uyuyacaktık öyle? Bütün korkumuz ya uyuyup uyanamazsak! Uyurken sağ kalma ihtimalimiz çok düşük çünkü. Rüyalarda kanatlarımız, solungaçlarımız var, niye peki? Yaşayan tüm canlıların gücüyle ancak sabaha çıkabiliyoruz da ondan. Kuşları sever miydik yoksa? Balıkları… Bütün o rüya görüntüleri uykuda ölümle giriştiğimiz savaşın şiddetini yansıtıyor.”

 Latife Tekin’le iki gün, uykuyla uyanıklık arasında.

Yoksulluğun yeni poetikası: Annie Ernaux, Édouard Louis ve Latife Tekin
Aslı Güneş
11 - 12 Ağustos, 14:30 - 17:00

Annie Ernaux, Édouard Louis ve Latife Tekin'in ortak noktası, yoksulluğu nesneleştirmeyen, onu dışarıdan bakılan bir manzaraya çevirmeyen bir dil arayışı. Bu atölyede üç yazarın bu arayışı nasıl farklı biçimlerde gerçekleştirdiğini, hangi anlatım stratejilerinde buluştuklarını ve hangi noktalarda ayrıştıklarını tartışacağız.

----

* Programların kontenjanı 30 kişiyle sınırlıdır. 

* Üç üniversite öğrencisine (18 - 25 yaş) program dahilinde en fazla 4 günlük konaklama ve atölye katılım bursu verilecektir. Burs başvurusu yapacak olanların info@gumuslukakademisi.org adresi üzerinden başvuru yapmaları gerekmektedir.

* Kayıt ve iletişim için: info@gumuslukakademisi.org

*Gümüşlük Akademisi'nde konaklamayla ilgili bilgilere ulaşmak için tıklayınız.

* Gümüşlük Akademisi Vakfı yararına düzenlenen Edebiyat Festivali programına, atölye bazında, konaklamasız günlük katılım bedeli: 1000 TL.