Felsefe Günleri 17 Mayıs 2026

“Mutsuzluk ve Felsefe” 

 (20 Temmuz - 22 Temmuz 2026)

 Bugün mutlak bir mutluluk baskısı altında yaşıyoruz; mutlu olmak adeta bir norma, bir mecburiyete dönüştü. Gerçekçi olmayan beklentiler üretip başka duyguların rengini solduran “mutluluk endüstrisi”, bize sürekli eksik olduğumuzu, bunu gidermek için sadece doğru ürünleri satın almamızı, kişisel gelişim kitapları okumamızı, kendimize yatırım yapmamızı salık vermekle kalmıyor; aynı zamanda mutsuzluğu bir suçluluk ve yetersizlik biçimi olarak da kodluyor. 

 Bu buluşmada felsefenin kadim meselelerinden “mutluluk” ve çoğu zaman onun gölgesinde kalmış “mutsuzluk”, Platon’dan Saint-Just’a, Kierkegaard’dan Foucault’ya kadar pek çok önemli filozofun görüşleri çerçevesinde ele alınacak ve günümüzde mutluluğu ticarileştirip içini boşaltan bu endüstrinin hazır reçetelerine karşı felsefenin ne gibi imkânlar barındırdığı tartışılacak.

            Düzenleyen: Utku Özmakas

            Katılımcılar: Ferda Keskin, Levent Kavas, Türker Armaner

20 Temmuz 2026 

Kierkegaard, Kaygı ve Zaman

Türker Armaner

21 Temmuz 2026

Kendince, Özgül, Tekil

Levent Kavas

22 Temmuz 2026

 

Ferda Keskin

Foucault 100 Yaşında
(23 Temmuz – 25 Temmuz 2026)

20. yüzyılın en etkili filozoflarından Michel Foucault, insanlık tarihinin en karanlık dehlizlerinde hep yüksek sesle düşündü. Bu yüzden delilikten suçluluğa, gözetleme kulelerinden hastanelere kadar çoğu zaman üstüne önemsiz etiketi vurulmuşların tarihini yaptı; onları düşüncenin nesnesi kıldı. Üstelik bunu yaparken düşünmeye yüklenen anlamları sorgulayıp değiştirdi. Bu sayede de tarihten siyasete, antropolojiden yapısalcılığa, fenomenolojiden feminizme kadar çeşitli alanlarda muazzam bir etki yarattı.
Bu kamp, işte bu sarsıcı filozofun temel kavramlarından başlayarak düşüncesinin tutarlılığını, derinliğini ve güncel tartışmalarla süregelen bağını ortaya koymayı; bugünün anlamını kavrayabilmek ve onu değiştirebilmek için düşüncesinden ödünç alabileceğimiz mihenk taşlarını tespit etmeyi amaçlıyor.

Düzenleyen: Utku Özmakas
Katılımcılar: Ferda Keskin, Irmak Güngör, Utku Özmakas

 

23 Temmuz 2026

Foucault 100 Yaşında

Ferda Keskin

24 Temmuz 2026

 

Irmak Güngör

25 Temmuz 2026

Foucault Normlar Diyarında

Utku Özmakas

 

20 Temmuz 2026 , 10:30 - 13:00

Türker Armaner

Kıerkegaard, Kaygı Ve Zaman

Søren Kierkegaard, insan varoluşunu pek çok yönden inceler. Victor Eremita (Ya/Ya da), Johannes de Silentio (Korku ve Titreme), Constantin Constantius (Yineleme), Vigilius Haufniensis (Kaygı Kavramı), Johannes Climacus (Felsefi Fragmanlar), Anti-Climacus (Ölüme İlişkin Hastalık) gibi müstear adlarla yazdığı kitaplarında “melankoli”, “umutsuzluk”, “kaygı”, “seçim”, “karar”, “vazgeçme” gibi kavramların yanında, sonlu/sonsuz, zamansallık/ebediyet, özgürlük/zorunluluk gibi karşıtlıkların da izini sürer. Platon’u, skolastik felsefeyi, Spinoza’yı, Fichte’yi, en başta da Hegel’i içine alan felsefi hesaplaşması yazı hayatı boyunca süren Kierkegaard; etik, estetik, epistemoloji, ontoloji disiplinlerinin tümünü kapsayan bir çerçeve çizer. Kierkegaard’un metinlerinde on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısının panoramasını, değişen Avrupayı, bir burjuvazi eleştirisini de bulabiliriz. Bu seminer Danimarkalı filozofun dünyaya bakışını bazı yönleriyle ele alacaktır.

21 Temmuz 2026, 10:30 - 13:00

Levent Kavas

Kendince, özgül, tekil

Anna Karenina’nın ünlü ilk tümcesi beylik bir doğruyu dile getirir gibidir: “Mutlu ailelerin hepsi biribirine benzer; mutsuz ailelerin değmesi kendince mutsuzdur.” Oysa katlı, çokkatlı bir sözcedir bu. Örtmece yollu şöyle der bir kez: “Mutlu ailelerden birinin bildik, yinelgen, sıkıcı öyküsü yerine ayrıksı, ilginç bir öykü anlatacağım size.” İkinciyin bu doğruluk sözleşmesini düzanlamlıymış gibi görünen bir genel yargı kılığına sokar. Ancak bu yargı alttan alta daha da genelgeçer bir savı, dolayısıyla iki yüklemin özelliklerine ilişkin bir çözümlemeyi imler: ‘Mutlu’ bir genel yüklemdir; ‘mutsuz’sa özgüllük, tekillik damgasını taşır – bir topluluğa yüklendiklerinde bile. ‘Mutsuz’un dilbilgisi ‘mutlu’nunkinden başkadır, üstelik ondan bağımsızdır da: ‘mutsuz’ ‘yok’ gibi çalışır: alışageldiğimiz, eğsiniverdiğimiz gibi “[bir] olanın olmaması”, yoksunluk, eksiklik, dolayısıyla olum-suzluk anlamı taşımayabilir; özgül bir yüklem, bir tekil terimdir – eksiklenmez.

24 Temmuz 2026 , 10:30 - 13:00

Irmak Güngör

Bu seminerde Michel Foucault'nun 1978-1979 yıllarında Collège de France'ta verdiği dersler ekseninde geliştirdiği yönetimsellik (governmentality) kavramını ele alacağım. Dikkat çekici olan, Foucault'nun uzun yıllar boyunca devleti doğrudan çözümlemeye yönelmemiş olmasına rağmen, 1978 derslerinin başında tam da devlet sorununa ulaşabilmek için yönetimsellik kavramını önerdiğini söylemesidir. Foucault'nun sorusu, devletin ne olduğu ya da özünün ne olduğu değildir. Onun ilgilendiği mesele, modern devletin hangi yönetme pratikleri, hangi bilgi biçimleri ve hangi siyasal akıl içinde tarihsel olarak kurulabilir hâle geldiğidir. Bu nedenle seminer boyunca devleti bir başlangıç noktası olarak değil, belirli bir yönetme rasyonalitesinin tarihsel sonucu olarak ele alan bu yaklaşımın düşünsel izleğini takip edeceğiz.

Bu çerçevede öncelikle egemenlik ve disiplin biçimindeki iki farklı iktidar teknolojisini kısaca inceleyecek; ardından Foucault'nun bu iki çözümleme düzeyinin modern siyasal iktidarın işleyişini açıklamakta neden yetersiz kaldığını nasıl temellendirdiğini tartışacağız. Buradan hareketle XVIII. yüzyıldan itibaren şekillenen yeni bir yönetme rasyonalitesinin ortaya çıkışını ve yönetimsellik kavramının bu dönüşümü kavramak bakımından neden merkezi bir önem taşıdığını ele alacağız.

Foucault'ya göre bu dönüşümle birlikte siyasal iktidarın temel referansı, toprak üzerindeki egemenlikten ya da bireysel bedenlerin disiplininden çok, nüfusun yönetimi hâline gelir. Politik ekonomi ayrıcalıklı bilgi alanı, güvenlik aygıtları ise bu yeni yönetme sanatının temel teknikleri olarak belirginleşir. Böylece siyasal iktidarın sorusu yalnızca itaatin nasıl sağlanacağı değil; insanların, metaların ve benzeri unsurların dolaşımının nasıl düzenleneceği, risklerin ve yaşamın nasıl yönetileceği olur.

Bu dönüşümü görünür kılabilmek için Foucault'nun derslerinde merkezi bir yer tutan tarihsel örneklerden yararlanacağız. Cüzzam, veba ve çiçek hastalığına verilen farklı siyasal tepkiler; XVIII. yüzyıl şehir planlaması, tahıl politikaları ve nüfusun istatistiksel bir gerçeklik olarak ortaya çıkışı, yönetimselliğin oluşumunu izlememize imkân sağlayacaktır. Son bölümde ise bu kavramsal çerçevenin, günümüzde hem dünyada hem de Türkiye'de farklı iktidar teknolojilerinin nasıl iç içe geçtiğini, egemenlik, disiplin ve güvenlik mantıklarının birbirini dışlamaktan çok farklı yoğunluklarda bir arada işlediğini anlamak bakımından sunduğu analitik olanaklar üzerinde duracağız.

---

* Gümüşlük Akademisi Vakfı yararına düzenlenen Felsefe Günleri programına konaklamasız günlük katılım bedeli: 800 TL 

* Programın kontenjanı 30 kişiyle sınırlıdır. 

* İki üniversite öğrencisine (18 - 25 yaş) bursu verilecektir. Burs başvurusu yapacak olanların info@gumuslukakademisi.org adresi üzerinden başvuru yapmaları gerekmektedir.

*Gümüşlük Akademisi'nde konaklamayla ilgili bilgilere ulaşmak için tıklayınız.

* Kayıt ve iletişim için: info@gumuslukakademisi.org